Cümlede Anlam TEOG Konu Anlatımı

Cümlede Anlam TEOG Konu Anlatımı

1.Sebep-Sonuç (Neden-Sonuç) Cümleleri

Neden-sonuç cümleleri, bir eylemin hangi gerekçeyle veya hangi sebeple yapıldığını bildiren cümlelerdir. Bu cümlelerin yüklemine “niçin?” , “neden?” soruları sorulduğunda bu sorular cevapsız kalmaz. Neden-sonuç cümleleri iki bölümden oluşur: Birinci bölüm neden (sebep), ikinci bölüm ise sonuç bildirir. Genellikle “için, -den, -diğinden, ile” gibi ekler ve edatlar kullanılır.

Örnek

» Hasta olduğu için okula gelememiş.

Yukarıdaki cümlede yükleme “neden gelememiş?” sorusunu yönelttiğimizde “hasta olduğu için” cevabını alıyoruz. Yüklemin yapılış sebebi bildirildiği için bu cümle sebep-sonuç cümlesidir.

» Okulların açılmasıyla masraflar arttı.

» Seni uyandırmayalım diye radyoyu açmadık.

» Yağmur yağınca maç iptal oldu.

» Malzeme yetersizliğinden inşaat yarım kaldı.

Neden-Sonuç Cümleleri ile Amaç-Sonuç Cümleleri Arasındaki Fark

Neden-sonuç ile amaç sonuç cümlelerinin karıştırılmasının en büyük sebebi iki tür cümlenin de “neden?” sorusuna cevap verebilmesidir. Eğer bir soruda birden fazla seçenekte “neden?” sorusuna cevap alabiliyorsak, öncelikle “hangi amaçla?” sorusunu sorup eleme yapmalıyız. “Hangi amaçla?” sorusunun cevabı bize amaç-sonuç cümlesini verecektir.

 2.Amaç Sonuç Cümleleri

Eylemin hangi amaca bağlı olarak gerçekleştiğinin belirtildiği cümlelerdir. Amaç-sonuç cümleleri, eyleme sorulan “hangi amaçla?” sorusuna cevap verir. Bu tür cümlelerde de “için, diye, üzere” gibi edatlardan yararlanılır.

Örnek

» Sınavı kazanmak için çok çalışmış.

Yukarıdaki cümlede yükleme “hangi amaçla çalışmış?” sorusunu yönelttiğimizde “sınavı kazanmak için” cevabını alıyoruz. Yüklemin yapılış sebebi bildirildiği için bu cümle sebep-sonuç cümlesidir.

» Bildiklerini anlatmak üzere karakola başvurdu.

 3.Koşul-Sonuç (Şart-Sonuç) Cümleleri

Bir olayın veya durumun gerçekleşmesinin, başka bir olayın veya duruma bağlı olduğunu belirten cümlelerdir. Bu tür cümlelerde birinci bölüm (yan yargı) koşul, ikinci bölüm ise o koşula bağlı olarak ortaya çıkan sonuçtur (temel yargı). Türkçede koşul anlamı asıl olarak “-se” şart ekiyle sağlanır. “ise”, “-ince”, “-dikçe”, “mi”, “ama”, “üzere”, “yeter ki” ile de koşul anlamı sağlanabilir.

Örnek

» Ödevini yaparsan  oyun oynayabilirsin.

Bu cümlede koyu renkle yazılmış bölüm, eylemin yapılabilmesinin bağlı olduğu koşulu belirtmektedir. (oyun oynayabilmesi hangi koşula bağlı? → ödevini yapmasına)

» Temiz bir dünya istiyorsan  yerlere çöp atma.

» Müzik dinleyebilirsin ama sesini fazla açmayacaksın.

» Bizim buralara yağmur yağdıkça her yer toprak kokardı.

» Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsin.

» Akşam baban gelsin, alışverişe çıkarız.

» İstediğin her şeyi alırım, yeter ki sınıfını geç.

Cümleye istek, dilek anlamı katan –se, -sa ile koşul anlamı veren –se, -sa ekini karıştırmamak gerekir. İstek cümleleri de –se, -sa eki almasına rağmen, koşul anlamı taşımaz.

Örnek

» Otobüsle gelmese de trenle gelse.

4.Öznel Yargılı Cümleler

Söyleyenin kendi düşüncesini, duygusunu veya beğenisini içeren cümlelerdir. Doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye göre değiştiği için öznel yargılar kanıtlanamaz.

Örnek

» Mavi en güzel renktir.

Yukarıdaki cümle, söyleyenin kişisel düşüncesini yansıtmaktadır. Kanıtlanması olanaksızdır. Çünkü her insanın sevdiği renk farklıdır. Bu yüzden bu cümle, öznel yargı bildiren bir cümledir.

» İstanbul Boğazı’nın seyrine kimse doyamaz.

» Evde mutlu olan başarılı olur.

» Mavi elbise insanlara yakışıyor.

» Duygusal şarkılar herkesi etkiler.

5.Nesnel Yargılı Cümleler

Söyleyenin duygu veya düşüncesini içermeyen; doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye göre değişiklik göstermeyen cümlelerdir. Nesnel yargılar, araştırma sonucu ulaşılabilecek, herkesçe kabul görmüş, kanıtlanabilir yargılardır.

Örnek

» Mavi ana renklerden biridir.

Yukarıdaki cümlede söyleyenin kişisel düşüncesine yer verilmemiştir. Bu cümledeki yargı, araştırma sonucunda ulaşılabilir ile kanıtlanabilir bir yarı olduğundan bu cümle nesnel bir cümledir.

» Şairin en son kitabı 200 sayfadan oluşuyor.

» Eser, dört bölüm halinde sinemaya uyarlanmış.

» İstanbul 1453′te fethedildi.

6.Doğrudan Anlatımlı Cümleler

Başkasına ait bir sözün hiç değiştirilmeden aktarılmasına doğrudan anlatım denir. Olduğu gibi aktarılan söz genellikle tırnak işareti içerisinde yazılır. Tırnak işaretinin dışında virgül kullanılarak da aktarılabilir.

Örnek

» Atatürk: “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” diyerek bir gerçeği dile getirmiştir. (Atatürk’e ait söz değiştirilmeden aktarılmış)

» Atalarımız, kalem kılıçtan keskindir, der.

7.Dolaylı Anlatımlı Cümleler

Başkasından alınan sözün, cümledeki yargıyı değiştirmeden, kendi sözcüklerimizle aktarılmasına dolaylı anlatım denir. Dolaylı anlatımlı cümleler “söyledi, belirtti, açıkladı” gibi eylemlerle biter ya da yüklemleri öğrenilen geçmiş zamanla çekimlenir.

Örnek

» Atatürk hayatta en gerçek yol göstericinin ilim olduğunu söylemiştir. (Yazar kendi anlatımıyla Atatürk’e ait sözü değiştirerek aktarmış)

» Doktor, babama ilaçları mutlaka içmesi gerektiğini tembih etti.

CÜMLEDE ANLAM İLİŞKİLERİ

  1. EŞ ANLAMLI CÜMLELER

Aynı konu ve düşüncenin, farklı sözcükler ve söz dizimiyle dile getirildiği cümlelerdir.

Örnek

» Belirli bir hedefi olmayan insana kimse yardımcı olamaz.

» Bir insan hangi limana yelken açtığını bilmiyorsa hiçbir rüzgar işine yaramaz.

» Bu bardağın yarısı su ile dolu.

» Bu bardağın yarısında su yok.

 YAKIN ANLAMLI CÜMLELER

Eş anlamlı cümlelerde, biri diğerinin yerini tutabilecek iki cümle söz konusu idi. Yakın anlamlı cümlelerde ise aynı özü, aynı ruhu taşıyan iki cümle vardır.

Örnek

» Hayatını insanların mutluluğuna adamıştı.

» İnsanları mutlu etmek için ömür boyu çalışmaktan zevk aldı.

Bu cümlelerin ikisinde de söz konusu kişinin ömür boyu insanların mutluluğu için çalıştığı ifade edilmektedir.  Buraya kadar eş anlamlılık söz konusudur. Ancak ikinci cümlede “bu çalışmadan zevk almak” gibi bir ayrıntı vardır. Bu ayrıntı sebebiyle bu cümlelere yakın anlamlı cümle diyoruz.

» Bazı sanatçılar yaşları ilerledikçe eserlerinde tekrara düşerler.

» Olgunluk döneminde sanatçıların bir kısmı özgünlüklerini kaybedebilir.

 KARŞIT (ZIT) ANLAMLI CÜMLELER

Anlamca birbirine zıt olan, birbiriyle çelişen cümlelerdir. Bu tür cümlelerde konu genellikle aynıdır; fakat konuya bakış açısı farklıdır.

Örnek

» Sanayileşme, çevreye zarar vermektedir.

» Gelişmek isteyen toplumlar, sanayiye önem vermelidir.

Bu cümlelerde konu sanayileşmedir. İlk cümlede sanayileşmenin kötü yönü, diğerinde ise iyi yönü anlatılmaktadır.

» Sanatçı, hayatı kendi yorumuyla vermelidir.

» Sanatçı, hayatı anlatırken ayna görevi üstlenmelidir.

  1. NEDEN (SEBEP) – SONUÇ İLİŞKİLİ CÜMLELER

Bir eylemin hangi gerekçeyle veya hangi sebeple yapıldığını bildiren cümlelerdir. Bu cümlelerin yüklemine “niçin?” , “neden?” soruları sorulduğunda bu sorular cevapsız kalmaz. Neden-sonuç cümleleri iki bölümden oluşur: Birinci bölüm neden (sebep), ikinci bölüm ise sonuç bildirir. Genellikle “için, -den, -diğinden, ile” gibi ekler ve edatlar kullanılır.

Örnek

» Hasta olduğum için okula gelemedim.

Yukarıdaki cümlede koyu renkle yazılmış bölüm, eylemin yapılış nedenini belirtmektedir.

» Okulların açılmasıyla masraflar arttı.

» Seni uyandırmayalım diye radyoyu açmadık.

» Yağmur yağınca maç iptal oldu.

» Malzeme yetersizliğinden inşaat yarım kaldı.

  1. AMAÇ – SONUÇ İLİŞKİLİ CÜMLELER

Eylemin hangi amaca bağlı olarak gerçekleştiğinin belirtildiği cümlelerdir. Bu tür cümlelerde de “için, diye, üzere” gibi edatlardan yararlanılır. Amaç – sonuç cümleleri, eyleme sorulan “hangi amaçla?” sorusuna cevap verir.

Örnek

» Sınavı kazanmak için  çok çalışmış.

Yukarıdaki cümlede koyu renkle yazılmış bölüm, eylemin yapılış amacını belirtmektedir.

» Bildiklerini anlatmak üzere karakola başvurdu.

» Kilo vereyim diye spor yapıyor.

» Yazar, eleştirmene şirin görünmek maksadıyla iki yüzlü davranıyor.

» Ona sık sık öğüt verirdi; iyi bir insan olsun diye.

  1. KOŞUL (ŞART) – SONUÇ İLİŞKİLİ CÜMLELER

Bir olayın veya durumun gerçekleşmesinin, başka bir olayın veya duruma bağlı olduğunu belirten cümlelerdir. Bu tür cümlelerde birinci bölüm (yan yargı) koşul, ikinci bölüm ise o koşula bağlı olarak ortaya çıkan sonuçtur (temel yargı). Türkçede koşul anlamı asıl olarak “-se” şart ekiyle sağlanır. “ise”, “-ince”, “-dikçe”, “mi”, “ama”, “üzere”, “yeter ki” ile de koşul anlamı sağlanabilir.

Örnek

» Ödevini yaparsan  oyun oynayabilirsin.

Bu cümlede koyu renkle yazılmış bölüm, eylemin yapılabilmesinin bağlı olduğu koşulu belirtmektedir.

» Temiz bir dünya istiyorsan  yerlere çöp atma.

» Müzik dinleyebilirsin ama sesini fazla açmayacaksın.

» Bizim buralara yağmur yağdıkça her yer toprak kokardı.

» Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsin.

» Akşam baban gelsin, alışverişe çıkarız.

» İstediğin her şeyi alırım, yeter ki sınıfını geç.

» Cümleye istek, dilek anlamı katan –se, -sa ile koşul anlamı veren –se, -sa ekini karıştırmamak gerekir. İstek cümleleri de –se, -sa eki almasına rağmen, koşul anlamı taşımaz.

Örnek

» Otobüsle gelmese de trenle gelse.

  1. AÇIKLAMA İLİŞKİLİ CÜMLELER

Neden- sonuç ilişkisinin tersidir; önce sonucun, sonra nedenin belirtildiği cümlelerdir. Bu tür cümleler genellikle “çünkü, demek ki, öyleyse, anlaşılıyor ki” bağlaçlarıyla oluşturulur.

Örnek

»  İzmir’i seviyorum çünkü en güzel yıllarım orada geçti.

Bu cümlede koyu renkle yazılmış bölümde, kendinden önce belirtilen yargının nedeni açıklanmıştır.

» Bir kez bile arayıp sormadı, demek ki bizi pek sevmemiş.

» Yüzünden düşen bin parça, anlaşılan üzgünsün.

  1. KARŞILAŞTIRMA CÜMLELERİ

Birden fazla varlık, kavram ya da durumun karşılaştırıldığı cümlelerdir. Karşılaştırmada benzerlik, farklılık, üstünlük gibi değişik durumlar ifade edilir. Karşılaştırma ilgisi “gibi, kadar, en, daha, çok, göre, fazla” gibi sözcüklerle kurulur.

Örnek

» Kışın Sivas, İstanbul’dan daha soğuktur.

» Televizyon da sinema kadar etkilidir.

» Köyün en güzel çileği bahçemizde yetişir.

» Yeni şiirler eski şiirlere göre daha anlaşılır bir dille yazılıyor.

» Selim, gezmeyi çok sever, Elif ise kitap okumayı.

ANLATIMINA GÖRE CÜMLELER

 ÖZNEL ANLATIMLI CÜMLELER

Söyleyenin kendi düşüncesini, duygusunu veya beğenisini içeren; doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye göre değişen cümlelerdir.

Örnek

» Roman en güzel yazı türüdür.

Yukarıdaki cümle, söyleyenin kişisel düşüncesini yansıtmaktadır. Kanıtlanması olanaksızdır. Çünkü her insanın sevdiği yazı türü farklıdır. Bu yüzden bu cümle, öznel yargı bildiren bir cümledir.

anlat

» İstanbul Boğazı’nın seyrine kimse doyamaz.

» Evde mutlu olan başarılı olur.

  1. NESNEL ANLATIMLI CÜMLELER

Söyleyenin duygu veya düşüncesini içermeyen; doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye göre değişiklik göstermeyen, herkesçe kabul görmüş, kanıtlanabilir yargıları içeren cümlelerdir.

Örnek

» Ozon tabakasındaki delik her yıl büyüyor.

Yukarıdaki cümle, nesnel bir yargı ifade etmektedir. Çünkü bu sözleri söyleyenin kişisel düşüncesi cümleye karışmamıştır. Bu, bilimsel bir veridir; araştırma ile kanıtlanabilir.

» Kırmızı, ana renklerden bir tanesidir.

» Eser, dört bölüm halinde sinemaya uyarlanmış.

» İstanbul 1453′te fethedildi.

» Yazar, bu romanında aile bireyleri arasındaki sorunları anlatıyor.

 TANIM CÜMLELERİ

Varlıkların ne olduklarını tam olarak belirtmek için kurulur. Tanım cümleleri “Bu nedir?”, “Bu kimdir?” sorularına cevap verir.

Örnek

» Lirik şiir, duyguların çok etkili ve coşkulu bir biçimde dile getirildiği şiir türüdür.

» Ünlü kişilerin kendi yaşamlarını anlattıkları yazılara otobiyografi denir.

 İÇERİK (KONU) CÜMLELERİ

Yazarın, yapıtında ele aldığı konuya değinilen cümlelerdir.

Örnek

» Sanatçı, eserinde gerçekleri kısa, yalın cümlelerle dile getirmiş.

» Şiirlerinde süslü, söz oyunlarına dayalı bir dil yerine, günlük konuşma dilini tercih etmiştir.

  1. ÜSLUP (BİÇEM) CÜMLELERİ

Üslup bir duygunun, düşüncenin kişisel anlatım biçimidir. Sanatçının dili kullanma biçimi, anlatım şekli üslupla ilgilidir. Cümlelerin uzunluğu, kısalığı, sözcük seçimi, sanatlı ya da yalın oluş, sanatçının üslubunu ortaya koyar.

Herhangi bir metne yönelttiğimiz “Nasıl anlatılmış?” sorusu, üslupla ilgili ifadeleri bulmamıza yardımcı olur.

Örnek

» Sanatçı, eserinde gerçekleri kısa, yalın cümlelerle dile getirmiş.

» Şiirlerinde süslü, söz oyunlarına dayalı bir dil yerine, günlük konuşma dilini tercih etmiştir.

  1. DOĞRUDAN (DOLAYSIZ) ANLATIMLI CÜMLELER

Başkasına ait bir sözün hiç değiştirilmeden aktarılmasına doğrudan anlatım denir. Olduğu gibi aktarılan söz genellikle tırnak işareti içerisinde yazılır. Tırnak işaretinin dışında virgül kullanılarak da aktarılabilir.

Örnek

» Atalarımız, kalem kılıçtan keskindir, der.

» Atatürk: “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” diyerek bir gerçeği dile getirmiştir. (Atatürk’e ait söz değiştirilmeden aktarılmış)

  1. DOLAYLI ANLATIMLI CÜMLELER

Başkasından alınan sözün, cümledeki yargıyı değiştirmeden, kendi sözcüklerimizle aktarılmasına dolaylı anlatım denir. Dolaylı anlatımlı cümleler “söyledi, belirtti, açıkladı” gibi eylemlerle biter ya da yüklemleri öğrenilen geçmiş zamanla çekimlenir.

Örnek

» Doktor, babama ilaçları mutlaka içmesi gerektiğini tembih etti.

» Atatürk hayatta en gerçek yol göstericinin ilim olduğunu söylemiştir. (Yazar kendi anlatımıyla Atatürk’e ait sözü değiştirerek aktarmış)

  1. KİNAYELİ(ALAYCI)ANLATIM İÇEREN CÜMLELER

Cümlede ifade edilen düşüncenin, genellikle alaycı biçimde, tersini kasteden anlatım biçimidir.

Örnek

» Okulunu ne kadar çok sevdiğin yirmi gün devamsızlık yapmandan belli.

» Takımımız bu haftaki maçında muhteşem bir oyunla 4-0 mağlup oldu.

  1. AŞAMALI DURUM BİLDİREN CÜMLELER

Bir olayın veya durumun giderek değiştiğini bildiren cümlelerdir. Eylem aniden değil, süreç içinde gerçekleşir.

Örnek

» Diktiğimiz fidanlar günden güne uzuyor.

» Uçak önce havalandı, sonra yavaş yavaş bulutların arasında kayboldu.

  1. CÜMLENİN KONUSU

Cümlede üzeride durulan kavramlar cümlenin konusunu verir. Sorularda bir cümle verilir ve bu cümlede neyin anlatıldığı, yani cümlenin konusu sorulur.

Yapılması gereken, verilen cümleyi yorumlayarak anlatılanı bir iki söz ile ifade etmektir. Bunun için cümleye “Bu cümle neyi anlatıyor?” sorusu sorulur ve sorunun cevabı aranır. Alınan cevap cümlenin konusu olacaktır.

Örnek

» Öğretmen bir toplumun yapı taşıdır.

Bu cümlede öğretmen, “yapı taşı”na benzetilmiş. Taştan yapılan binalarda temel malzeme taş olduğuna göre, bu malzeme olmadan bina yapılamaz. Öğretmen için toplumun yapı taşı dendiğine göre, toplumun ortaya çıkması için öğretmene ihtiyaç var demektir. Öyleyse toplumun oluşmasında öğretmen çok önemlidir. Yani bu cümlenin konusu, anlatmak istediği, “öğretmenin önemi”dir.

  1. CÜMLENİN ANA FİKRİ (ANA DÜŞÜNCESİ)

Bir cümlede asıl anlatılmak istenen fikir veya cümlede verilmek istenen mesaja ana fikir denmektedir.

Örnek

» Eğer bir romancı yazdığı eserlerin geniş kitleler tarafından okunmasını, beğenilmesini arzu ediyorsa yapacağı ilk iş seslendiği halkın anlayabileceği bir dil kullanmak olmalıdır.

Bu cümlede anlatılmak istenen düşünceyi “Yalın bir dil kullanan sanatçı, daha fazla okunur.” şeklinde öz olarak ifade edebiliriz. Bu da cümlenin ana düşüncesi olur.

  1. CÜMLEDEN ÇIKARILABİLECEK YARGI

Bir cümle verilir ve bu cümlede anlatılmak istenenin veya cümleden çıkarılabilecek yargının ne olduğu sorulur.

Bu tip soruların çözümünde yapılması gereken, verilen cümleyi yorumlayarak cümlenin söyleniş sebebinin bulunmasıdır. Çünkü hiçbir cümle boş yere söylenmez, her cümlenin bir söyleniş amacı vardır. İşte bu tip sorularda bize düşen onu bulmaktır. Biz buna cümlenin ana düşüncesi de diyebiliriz.

“Bu cümlede yazar bize ne demek istedi?” sorusuyla anlatılmak isteneni bulabiliriz.

Örnek

» Yazar, eserlerinde günlük hayatta olan şeyleri olduğu gibi, hiçbir abartmaya gitmeden anlatmıştır.

Bu cümlede yazar, eserlerinde günlük hayatı olduğu gibi anlatmışsa toplumun yaşamını işlemiş demektir. Öyleyse bu cümlede anlatılmak isteneni “Yazar, eserlerinde içinde yaşadığı toplumu anlatmıştır.” şeklinde ifade edebiliriz.

  1. CÜMLEDEN ÇIKARILAMAYACAK YARGI

Bir cümle verilir ve bu cümleden çıkarılamayan ya da cümlenin anlamıyla çelişen yargıları bulmamız istenir.

Yapılacak iş verilen cümleyi yorumlayarak cümleden çıkarılabilecek yargıları bulmaktır. Sorular dört seçenekten oluştuğuna göre, seçeneklerin üçündeki yargılar, verilen cümleden çıkarılabilecek niteliktedir. Dolayısıyla cümleden çıkarılabilecek yargılar belirlenince, cümleden çıkarılamayacak yargı kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Bu süreçte cümle çok iyi okunmalı, hangi ifadeden nasıl bir sonuç çıkarılabileceği iyi tespit edilmelidir.

Örnek

» Mehmet’in kardeşi dün de okula gitmedi.

Bu cümleden çıkarılabilecek ve çıkarılamayacak anlamları bulalım:

  1. “Mehmet evin tek çocuğu değildir.”
  2. “Mehmet ‘in kardeşi 0-6 yaş arasında değil.”
  3. “Mehmet ‘in kardeşi bugün de okula gitmemiş.”
  4. “Mehmet kardeşinden başarılıdır.”

Yukarıdaki cümlelere baktığımızda 1. cümle kardeş, 2. cümle okul, 3. cümle dün de sözcüklerinden çıkar. 4. cümleyi verilen cümleden çıkaramıyoruz.

  1. CÜMLE TAMAMLAMA

Verilen cümlelerde veya karşılıklı konuşma metinlerinde boş bırakılan yerlerin anlam bütünlüğünü ve uyumunu sağlayacak şekilde doldurulmasıdır.

Yapılacak iş, cümlenin gelişinden çıkarılan anlam doğrultusunda boşlukları doldurmaktır. Bu yapılırken dil bilgisi kuralları göz önünde bulundurulmalıdır. Yani eklenecek sözcüklerin hem anlamca hem de yapıca cümleye uygunluk taşıması gerekir.

Böyle sorular seçeneklerden gidilerek de çözülebilir.

  1. CÜMLE OLUŞTURMA

Sözcük ya da sözcük gruplarına ayrılmış olarak verilen cümlelerin genellikle anlamlı ve kurallı bir cümle haline getirilmesi istenir.

Yapılacak iş, öncelikle yüklemi belirlemek ve eğer kurallı bir cümle isteniyorsa yüklemi sona yerleştirmek, daha sonra varsa edat gruplarını, bağlaçları ve tamlamaları bulmaktır.

Örnek

  1. aynı şeyleri
  2. başkalarının düşüncelerini
  3. dinleyerek de
  4. okuyarak
  5. yapabiliriz
  6. nasıl öğreniyorsak

Bu sözcüklerle anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturmak istesek doğru sıralama şu şekildedir: ”Başkalarının düşüncelerini okuyarak nasıl öğreniyorsak aynı şeyleri dinleyerek de yapabiliriz.”

  1. DÜŞÜNCENİN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİREN SÖZCÜKLER

Cümle içindeki kelimeler anlamca birbirini tamamlar. Fakat bir konudan başka bir konuya geçilirken “fakat, ama, lakin, ancak, oysa, ne var ki, yalnız, halbuki” gibi anlamın akışını değiştiren sözcükler kullanılabilir.

Örnek

»  Ahmet çalışkan, dürüst, efendi bir öğrencidir; ama …

“ama” bağlacından sonra kullanacağımız ifade daha önce kullanacağımız ifadenin zıddı olacaktır.

Ahmet çalışkan, dürüst, efendi bir öğrencidir; ama yazısı güzel değil.

» Hasta adam, iyileşmek için doktor doktor dolaştı; ne var ki hastalığına çare bulamadı.

» Ankara güzel, düzenli, planlı bir şehirdir; fakat denize kıyısı yoktur.

  1. ÖRTÜLÜ ANLAM

Cümlede açık olarak söylenmediği halde cümlenin anlamından veya cümledeki bazı ifadelerden çıkarılabilen anlama örtülü anlam denir.

Örnek

» Öğretmenler toplantısına annem de katıldı.

cümlesinde toplantıya annesi dışında katılanların da olduğu anlamı çıkar. Bu anlam açık olarak söylenmediği için cümle örtülü anlamlıdır.

» Ahmet yine kaza yapmış.

cümlesinden Ahmet’in iyi bir sürücü olmadığı ve daha önce de kaza yaptığı anlamları çıkıyor. Bu anlamlar o cümlenin örtülü anlamlarıdır.

Loading Facebook Comments ...

Bir cevap yazın